AACHEN | BİR ÜNİVERSİTEDEN DAHA FAZLASI

Yapay zekâ, ileri teknoloji ve sınırları aşan bilimsel iş birlikleriyle gelişen akademik ekosistem

Bir üniversitenin akademik gücünü değerlendirirken yalnızca uluslararası sıralamalara, eğitim programlarına ve kabul koşullarına bakmak yeterli mi?

Özellikle mühendislik, yapay zekâ, bilgisayar bilimleri ve ileri teknolojiler alanlarında eğitim almayı planlayan öğrenciler için üniversitenin bulunduğu bilimsel, akademik ve endüstriyel çevre de giderek daha önemli bir değerlendirme kriteri haline geliyor.

Almanya’nın önde gelen teknik üniversitelerinden RWTH Aachen University ve çevresinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, bu yaklaşımın Avrupa’daki dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.

Aachen’ın akademik gücü yalnızca RWTH’nin araştırma kapasitesinden kaynaklanmıyor. Üniversitenin Forschungszentrum Jülich, FH Aachen, araştırma kuruluşları, teknoloji şirketleri ve komşu ülkelerdeki üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleri, bölgeyi uluslararası ölçekte önemli bir bilim ve teknoloji ağına dönüştürüyor.

Üstelik bu gelişmeler, Almanya’nın sınırlarını aşan daha geniş bir Avrupa araştırma coğrafyasının parçası.

1. Üç üniversite, üç ülke: Avrupa ölçeğinde yapay zekâ iş birliği

25 Eylül 2023 tarihinde RWTH Aachen University, Eindhoven University of Technology ve KU Leuven, yapay zekâ alanında araştırma ve eğitim iş birliklerini geliştirmek amacıyla bir mutabakat anlaşması imzaladı.

Almanya, Hollanda ve Belçika’dan üç üniversiteyi bir araya getiren bu girişim, ELA AI Triangle olarak adlandırılıyor.

İş birliğinin merkezinde üniversitelerin yapay zekâ araştırmalarındaki uzmanlıklarını birleştirerek daha güçlü bir Avrupa araştırma ağı oluşturmak hedefi bulunuyor.

Ortaklık kapsamında araştırma projelerinin geliştirilmesi, ortak doktora çalışmaları, araştırmacı ve öğrenci değişimleri, bilimsel bilgi ve altyapı paylaşımı, sempozyumlar, çalıştaylar ve hackathonlar öngörülüyor.

Bu yapılanmanın öne çıkan akademik merkezleri ise:

  • RWTH Center for Artificial Intelligence (Aachen): Yapay zekâ alanında temel ve uygulamalı araştırmaların geliştirilmesi.
  • Eindhoven Artificial Intelligence Systems Institute – EAISI (Eindhoven): Yapay zekâ sistemleri ile mühendislik ve teknoloji uygulamaları arasındaki etkileşim.
  • Leuven.AI (Leuven): Disiplinler arası yapay zekâ araştırmaları, eğitim ve bilimsel iş birlikleri.

Ortaklığın dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekâyı yalnızca teknik bir araştırma alanı olarak ele almaması. Teknolojinin hukuki, etik ve toplumsal boyutları da iş birliğinin araştırma perspektifinde yer alıyor.

Bu yaklaşım, üniversitelerin uzmanlıklarını ülke sınırlarının ötesinde bir araya getirerek birbirini tamamlayan araştırma alanları geliştirmesinin önemli bir örneği.

2. AI Alliance Aachen: Bilim, sanayi ve yerel yönetim aynı ağda

Aachen’daki gelişmeler yalnızca uluslararası üniversite ortaklıklarıyla sınırlı değil.

20 Mayıs 2025 tarihinde Aachen Belediyesi’nin girişimiyle AI Alliance Aachen (AAA) kuruldu.

Bu ittifak, bölgedeki yapay zekâ araştırmalarını, teknoloji geliştirme faaliyetlerini ve sanayi iş birliklerini daha sistemli bir yapı içerisinde birleştirmeyi amaçlıyor.

Kuruluş ortakları arasında RWTH Aachen University, FH Aachen, Forschungszentrum Jülich, Aachen Belediyesi, digitalHUB Aachen, araştırma kuruluşları ve teknoloji şirketleri bulunuyor.

AI Alliance Aachen’ın hedefleri arasında bölgenin yapay zekâ alanındaki uzmanlıklarını görünür kılmak, yeni araştırma ve teknoloji ortaklıklarını desteklemek, bilimsel bilginin ekonomik uygulamalara dönüşmesini hızlandırmak ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek yer alıyor.

Bu tür bir yapılanmanın önemi, akademik araştırmalarla uygulama arasındaki bağlantıda ortaya çıkıyor.

Üniversite laboratuvarlarında geliştirilen yeni yöntemlerin ve teknolojilerin şirketler, girişimler ve araştırma merkezleriyle birlikte test edilmesi, geliştirilmesi ve uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor.

Aachen’daki bu yaklaşım, bilimsel araştırmanın bölgesel ekonomik dönüşümle nasıl ilişkilendirilebileceğini gösteriyor.

3. Forschungszentrum Jülich ve JUPITER: Avrupa’nın yapay zekâ altyapısı

Aachen’ın akademik ekosistemini değerlendirirken, yakın çevresindeki Forschungszentrum Jülich’e ayrı bir yer ayırmak gerekiyor.

Almanya’nın önemli araştırma merkezlerinden biri olan Jülich, yüksek başarımlı hesaplama, yapay zekâ, enerji, malzeme bilimleri ve kuantum teknolojileri alanlarında faaliyet gösteriyor.

5 Eylül 2025 tarihinde Forschungszentrum Jülich’te Avrupa’nın ilk exascale sınıfı süper bilgisayarı JUPITER resmen açıldı.

Exascale teknolojisi, saniyede en az bir kentilyon (10¹⁸) kayan nokta işlemi gerçekleştirebilen hesaplama sistemlerini ifade ediyor.

JUPITER’ın sunduğu hesaplama gücü; büyük ölçekli yapay zekâ modellerinin eğitimi, bilimsel simülasyonlar, iklim araştırmaları, malzeme geliştirme ve karmaşık veri analizleri açısından önemli bir teknolojik altyapı oluşturuyor.

Bu sistemin çevresinde geliştirilen JUPITER AI Factory ise araştırma kurumları, teknoloji şirketleri, start-up girişimleri ve kamu kuruluşlarının yüksek başarımlı yapay zekâ altyapısından yararlanmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Yaklaşık 55 milyon avroluk finansmanla desteklenen AI Factory girişiminin ortakları arasında Forschungszentrum Jülich, RWTH Aachen’ın Yapay Zekâ Merkezi, Fraunhofer enstitüleri ve hessian.AI bulunuyor.

Böylelikle Aachen ve Jülich çevresindeki araştırma kapasitesi, yalnızca yazılım ve algoritma geliştirmeyle sınırlı kalmıyor; Avrupa ölçeğindeki ileri hesaplama altyapısıyla da bütünleşiyor.

4. NeuroSys ve Digital Hardware Hub: Yapay zekânın donanım boyutu

Aachen bölgesinin dikkat çeken özelliklerinden biri de yapay zekâ alanındaki araştırmaların bilgisayar donanımı, mikroelektronik ve yarı iletken teknolojileriyle birlikte ilerlemesi.

Bu alandaki önemli girişimlerden biri, RWTH Aachen koordinasyonunda yürütülen NeuroSys (Neuromorphic Hardware for Autonomous Artificial Intelligence Systems) araştırma kümesi.

2025 yılı başında ikinci araştırma aşamasına geçen NeuroSys, insan beynindeki nöronlar ve sinapslardan esinlenen yeni nesil hesaplama sistemleri üzerinde çalışıyor.

Amaç, geleneksel bilgisayar mimarilerine alternatif oluşturabilecek, yapay zekâ uygulamalarında daha verimli enerji kullanımı sağlayan donanım ve algoritmalar geliştirmek.

Bu teknolojilerin gelecekte otonom mobilite, akıllı şehirler, nesnelerin interneti ve kişiselleştirilmiş sağlık uygulamaları gibi alanlarda kullanılabilmesi hedefleniyor.

Bölgedeki bir diğer önemli girişim ise Digital Hardware Hub Aachen.

Aachen merkezli araştırma kuruluşu AMO GmbH öncülüğünde geliştirilen proje, mikro ve nanoteknoloji alanında faaliyet gösteren araştırmacılar ile derin teknoloji (Deep Tech) girişimlerine yönelik yeni bir araştırma ve geliştirme altyapısı oluşturmayı amaçlıyor.

Planlanan laboratuvarlar, temiz oda altyapısı ve prototipleme olanaklarıyla yeni nesil mikroelektronik ve donanım teknolojilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Digital Hardware Hub’ın geliştirilme süreci devam ediyor. Bu nedenle proje, hâlihazırda tamamlanmış bir araştırma tesisi olarak değil, Aachen’ın gelecekteki teknoloji kapasitesini güçlendirmeye yönelik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.

NeuroSys ve Digital Hardware Hub gibi girişimler, Aachen’ın yalnızca yapay zekâ yazılımı geliştiren değil, bu teknolojilerin çalışmasını sağlayacak fiziksel sistemlere de odaklanan bir araştırma merkezi olduğunu gösteriyor.

5. Aachen’ın asıl gücü: Şehir sınırlarını aşan akademik coğrafya

Aachen’ın bilimsel ve teknolojik ekosistemini farklı kılan unsurlardan biri, Almanya, Hollanda ve Belçika sınırlarının kesiştiği konumu.

Bu coğrafi avantaj, uzun yıllardır geliştirilen sınır ötesi araştırma ve teknoloji iş birliklerine zemin hazırlıyor.

Eindhoven, Leuven ve Aachen arasında oluşturulan ELAt (Eindhoven–Leuven–Aachen Triangle) ağı, bu yaklaşımın yerleşik örneklerinden biri.

Bölgedeki uzmanlık alanları birbirini tamamlıyor:

Aachen: Mühendislik, yapay zekâ, üretim teknolojileri, mikroelektronik ve teknoloji transferi.

Eindhoven: İleri teknoloji sistemleri, yarı iletken endüstrisi, elektronik ve sanayi odaklı araştırmalar. ASML’nin faaliyet gösterdiği Brainport bölgesi bu ekosistemin önemli merkezlerinden biri.

Leuven: Yapay zekâ, mikroelektronik ve yarı iletken araştırmaları. Özellikle imec’in ileri çip teknolojileri üzerine yürüttüğü çalışmalar bölgenin uzmanlığını güçlendiriyor.

Jülich: Yüksek başarımlı hesaplama, yapay zekâ, enerji ve kuantum teknolojileri.

Maastricht: Sağlık, yaşam bilimleri, veri odaklı araştırmalar ve disiplinler arası akademik iş birlikleri.

Bu bölgeler arasındaki bağlantılar yalnızca coğrafi yakınlıktan ibaret değil.

14 Mart 2025 tarihinde RWTH Aachen, Maastricht University, Université de Liège, Hasselt University ve Open Universiteit, Euregio Maas-Rhein bölgesinde akademik iş birliklerini güçlendirmek amacıyla yeni bir mutabakat anlaşması imzaladı.

Bu girişim kapsamında araştırmacı ve öğrenci değişimlerinin artırılması, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi, bilimsel altyapının paylaşılması ve eğitim alanındaki sınır ötesi iş birliklerinin genişletilmesi hedefleniyor.

Söz konusu anlaşma, 2023 yılında oluşturulan ELA AI Triangle ortaklığından ayrı bir girişim olmakla birlikte, Aachen’ın Avrupa ölçeğinde gelişen araştırma ilişkilerini tamamlıyor.

Böylelikle Aachen’da eğitim almak, yalnızca Almanya’daki tek bir üniversitenin akademik çevresini değil, komşu ülkelerdeki araştırma merkezlerine uzanan daha geniş bir bilimsel coğrafyayı da tanımak anlamına gelebiliyor.

6. Üniversite tercihleri açısından bu ekosistem ne ifade ediyor?

Bir üniversitenin bilimsel ve endüstriyel çevresinin güçlü olması, öğrenciler açısından önemli olanaklar yaratabilir.

Özellikle mühendislik, bilgisayar bilimleri, yapay zekâ ve ileri teknolojiler gibi araştırma yoğun alanlarda öğrencilerin akademik gelişimi, yalnızca ders programlarıyla sınırlı değil.

Üniversitenin yürüttüğü araştırma projeleri, laboratuvar altyapısı, sanayi bağlantıları, bilimsel etkinlikler ve uluslararası iş birlikleri de bu gelişim sürecinin parçaları olabilir.

Aachen örneğinde öğrencilerin karşısına geniş bir araştırma ve teknoloji çevresi çıkıyor.

RWTH Aachen ve FH Aachen’ın akademik faaliyetleri, Forschungszentrum Jülich’in araştırma kapasitesi, bölgedeki Fraunhofer enstitüleri, teknoloji girişimleri ve uluslararası üniversite ortaklıkları bu çevrenin farklı bileşenlerini oluşturuyor.

Ancak burada önemli bir ayrımı vurgulamak gerekiyor.

Her kurumsal iş birliği, öğrenciye otomatik olarak bir staj, araştırma pozisyonu veya kariyer fırsatı sunmaz.

Bu olanaklara erişim, öğrencinin tercih ettiği programa, akademik performansına, dil yeterliliğine, başvuru koşullarına ve ilgili kurumların sunduğu fırsatlara bağlıdır.

Bununla birlikte güçlü bir bilimsel ve teknolojik ekosistemin içerisinde eğitim almak; öğrencilerin farklı araştırma alanlarını tanımalarına, disiplinler arası çalışmalarla karşılaşmalarına, akademik bağlantılar geliştirmelerine ve gelecekteki uzmanlaşma alanlarını daha bilinçli belirlemelerine katkı sağlayabilir.

Özellikle yüksek lisans ve doktora hedefleyen öğrenciler için üniversitenin araştırma ortaklıkları ve uzmanlık alanları, tercih sürecinde dikkate alınması gereken önemli kriterlerdir.

Bu nedenle üniversite seçiminde yalnızca bir kurumun uluslararası sıralamasına veya kabul koşullarına değil, öğrencinin akademik hedefleriyle o üniversitenin sunduğu gelişim ortamının ne ölçüde örtüştüğüne de bakılması gerekir.

7. Üniversite seçimi, aynı zamanda bir akademik ekosistem seçimidir

Aachen örneği, Almanya’da üniversite tercihlerinin neden daha geniş bir akademik ve ekonomik perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

RWTH Aachen’ın bilimsel araştırma kapasitesi, FH Aachen’ın uygulama odaklı yaklaşımı, Forschungszentrum Jülich’in ileri teknolojik altyapısı ve komşu ülkelerdeki üniversitelerle geliştirilen iş birlikleri, bölgenin akademik niteliğini birlikte şekillendiriyor.

Ancak her güçlü akademik çevre, her öğrenci için aynı ölçüde uygun olmayabilir.

Öğrencinin bireysel akademik profili, ilgi alanları, öğrenme biçimi, beklentileri ve uzun vadeli hedefleri üniversite tercihinin merkezinde yer almalıdır.

Dolayısıyla bugün üniversite tercihinde sorulması gereken yalnızca: “Bu üniversite ne kadar iyi?” değil.

Aynı zamanda: “Bu üniversite, öğrencisini nasıl bir bilim, teknoloji ve kariyer ekosisteminin içerisine yerleştiriyor?”

Danışmanlık sürecimde üniversite tercihlerinde yalnızca kurumların prestijine veya sıralamalarına değil, öğrencinin bireysel akademik profili ile üniversitenin eğitim ve araştırma ortamı arasındaki uyuma odaklanıyorum.

Çünkü üniversiteye kabul almak sürecin başlangıcıdır. Asıl hedef, öğrencinin doğru akademik ortamda gelişmesi, potansiyelini değerlendirebilmesi ve başarılı bir mezuniyete ulaşmasıdır.

Aachen’ın bilimsel ve teknolojik gelişimi, bu yaklaşımın neden önemli olduğunu gösteren güncel örneklerden biri.


Fatma Günaydın
UNICUM | Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı